Deprem kuralları nelerdir ?

Hacergul

Global Mod
Global Mod
WHO, afetlerden etkilenen insanların büyük bölümünün psikolojik sıkıntı yaşayabileceğini ve afetlerin mevcut ruh sağlığı sorunlarını ağırlaştırabileceğini belirtiyor. Ayrıca aile ayrılığı, sosyal ağların bozulması, ekonomik kayıplar, güvenlik sorunları ve kaynaklara erişimdeki eşitsizlikler psikolojik yükü artırabiliyor. Dünya Sağlık Örgütü

2023 depremlerinin ardından WHO da Türkiye'deki toplumsal ölçekte psikolojik stresin çok büyük olduğunu bildirdi. Evlerin yıkılması, yakınların kaybedilmesi, şehirlerin değişmesi ve insanların yaşam düzenlerinin tamamen bozulması yalnızca bireysel değil, toplumsal bir travma oluşturdu. Dünya Sağlık Örgütü

Burada kadınların duygusal deneyimlerinin “ikincil” görülmemesi gerektiğini düşünüyorum. Aynı şekilde erkeklerin korku, yas veya travma yaşamalarının da “zayıflık” şeklinde değerlendirilmemesi gerekiyor.

Bir baba çocuğunu koruyamadığını düşündüğü için travma yaşayabilir.

Bir anne evini kaybettiği için değil, ailesinin geleceğini nasıl kuracağını bilemediği için yoğun kaygı yaşayabilir.

Yalnız yaşayan genç bir erkek, deprem sonrasında sosyal destekten tamamen kopabilir.

Yaşlı bir kadın, fiziksel olarak hayatta kalmasına rağmen yıllardır yaşadığı mahallenin ortadan kalkması nedeniyle ciddi bir kayıp duygusu yaşayabilir.

Bunların hiçbiri tek bir cinsiyet kalıbıyla açıklanamaz.

6. “Objektif Veri” ile “Duygusal Deneyim” Aslında Birbirinin Karşıtı Değil

Bence tartışmanın en önemli noktası burası.

Bina performansı hakkında veri toplamak objektif bir davranıştır. Fakat o binada yaşayan insanların korkularını, bakım sorumluluklarını ve sosyal ihtiyaçlarını hesaba katmak da bilimsel afet yönetiminin parçasıdır.

Örneğin bir apartmanda deprem öncesi toplantı yapıldığını düşünelim.

Bir kişi “Binanın taşıyıcı sistemi uzman tarafından incelendi mi?” diye sorabilir.

Başka biri “Deprem sırasında çocuklar nerede olacak?” diyebilir.

Bir başkası “Alt kattaki hareket kısıtlı komşumuz nasıl tahliye edilecek?” diye sorabilir.

Bir başkası “Telefon şebekesi çökerse nasıl haberleşeceğiz?” diye ekleyebilir.

Bunların hiçbiri diğerinden daha az önemli değil.

Hatta iyi bir deprem planı, bütün bu soruları aynı sistem içerisinde birleştirebilendir.

7. Ev İçinde Alınabilecek Pratik Deprem Önlemleri

Deprem hazırlığının önemli bir kısmı pahalı yatırımlar gerektirmiyor. Ağır mobilyaların sabitlenmesi, yatakların pencere ve devrilebilecek eşyalardan uzak konumlandırılması, acil çıkış yollarının eşya ile kapatılmaması ve aile bireylerinin buluşma planını bilmesi ciddi fark yaratabilir.

USGS, deprem sırasında düşebilecek eşyaların önceden belirlenmesini ve sabitlenmesini özellikle öneriyor. USGS

Aile içinde ayrıca şu soruların cevapları önceden belirlenebilir:

- Deprem sırasında herkes evdeyse hangi güvenli noktalara geçilecek?

- Çocuklar ne yapacağını biliyor mu?

- Evcil hayvan varsa kim ilgilenecek?

- Evden çıktıktan sonra nerede buluşulacak?

- Telefonlar çalışmazsa nasıl iletişim kurulacak?

- Şehir dışında yaşayan bir yakın “iletişim kişisi” olarak belirlenebilir mi?

- Özel ilaç veya tıbbi cihaz ihtiyacı olanların planı hazır mı?

- Yaşlı veya hareket kısıtlı komşular için yardım planı var mı?

Bu soruların cevaplarını deprem olduktan sonra düşünmek yerine önceden belirlemek çok daha güvenli.

8. Deprem Kurallarında En Büyük Hata: Sadece Bireysel Hayatta Kalmaya Odaklanmak

Deprem sırasında kendimizi korumak temel amaç. Ancak büyük afetlerde bireysel güvenlik ile toplumsal dayanıklılık birbirinden ayrı değil.

Bir mahallede herkes yalnızca kendi ailesini düşünürse kaynakların dağıtılması, bilgi paylaşımı ve savunmasız insanların korunması zorlaşabilir.

Örneğin yalnız yaşayan yaşlı bir kişinin durumu, apartmandaki diğer insanların yardımı olmadan daha kırılgan hale gelebilir. Engelli bir bireyin tahliyesi için önceden planlama gerekebilir. Küçük çocukları olan bir aile, deprem sonrasında yalnızca barınmaya değil, temiz su, hijyen ve güvenli çocuk bakımına da ihtiyaç duyabilir.

WHO'nun deprem sonrası sağlık değerlendirmeleri de afetlerin özellikle kadınlar, çocuklar, yaşlılar, engelli bireyler ve kronik hastalığı bulunan kişiler için farklı ihtiyaçlar doğurabildiğini gösteriyor. Dünya Sağlık Örgütü+1

Dolayısıyla “herkese aynı deprem kuralını uygulayalım” yaklaşımı yerine, temel güvenlik kurallarını koruyup farklı insanların ihtiyaçlarını ayrıca planlamak daha doğru.

9. Benim Çıkardığım Sonuç: En İyi Deprem Planı İki Yaklaşımı Birleştiriyor

Deprem güvenliğini sadece teknik verilerle açıklamak eksik; sadece duygusal deneyimler üzerinden açıklamak da yetersiz.

Teknik yaklaşım bize binanın neden riskli olduğunu, hangi yapıların daha fazla tehlike oluşturabileceğini ve deprem sırasında hangi davranışların yaralanma riskini azaltabileceğini anlatıyor.

Toplumsal ve insani yaklaşım ise “Bu kurallar farklı insanlar için pratikte nasıl uygulanacak?” sorusunu gündeme getiriyor.

Bence iyi bir deprem hazırlığı şu dört katmanı birlikte içermeli:

1. Yapısal güvenlik: Bina, zemin ve taşıyıcı sistem konusunda uzman değerlendirmesi.

2. Bireysel güvenlik: Çök-kapan-tutun, tehlikeli eşyalardan uzak durma ve deprem sonrası güvenli hareket etme.

3. Aile ve hane planı: Çocuklar, yaşlılar, engelli bireyler, evcil hayvanlar ve özel ihtiyaçların hesaba katılması.

4. Toplumsal dayanıklılık: Komşular, mahalle, sağlık hizmetleri, iletişim ve psikososyal destek ağlarının planlanması.

Bu dört başlık birbirinden koparıldığında deprem hazırlığı eksik kalıyor.

Forumda Tartışmaya Değer Sorular

Sizce Türkiye'de deprem hazırlığında en fazla ihmal edilen konu hangisi: bina güvenliği mi, deprem sırasında doğru davranış mı, yoksa deprem sonrası sosyal ve psikolojik hazırlık mı?

Erkeklerin ve kadınların deprem riskini algılama biçimleri gerçekten farklı mı, yoksa bu farklılıkların arkasında esas olarak bakım sorumluluğu, yaş, eğitim, meslek ve geçmiş deneyimler mi var?

Bir başka önemli soru da şu: Deprem tatbikatları gerçekten günlük hayatta işe yarayan davranışlar kazandırıyor mu, yoksa çoğu zaman formalite olarak mı kalıyor?

Ve belki en önemlisi: Kendi apartmanınızda bir deprem planı hazırlansa, ilk toplantıda hangi üç konunun mutlaka konuşulmasını isterdiniz?

Bence deprem kuralları konusunda asıl hedef “kim daha mantıklı, kim daha duygusal?” tartışması değil. Asıl hedef, farklı insanların gördüğü farklı riskleri aynı güvenlik planında birleştirmek olmalı. Çünkü deprem herkesi aynı şekilde etkilemiyor; fakat hazırlıksızlık, hangi cinsiyetten veya hangi yaştan olursak olalım, hepimizin riskini artırıyor.

Kaynaklar

- AFAD - Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği ve yönetmeliğin yürürlüğe giriş süreci. AFAD

- Dünya Sağlık Örgütü (WHO) - Earthquakes: depremlerin sağlık, yapılaşma, altyapı ve toplum üzerindeki etkileri. Dünya Sağlık Örgütü

- U.S. Geological Survey (USGS) - Deprem sırasında “Drop, Cover, Hold On” yaklaşımı ve güvenli davranışlar. USGS+1

- WHO - Mental Health in Emergencies: afetlerin psikolojik ve sosyal etkileri. Dünya Sağlık Örgütü

- WHO Europe - Türkiye ve Suriye depremlerinin psikolojik etkileri ve 2023 sonrası ihtiyaçlar. Dünya Sağlık Örgütü+1
 
Üst